eskilik
a. Eski olma durumu, antikite: Öyle bir yaştaydık ki eskiliğin oluşturduğu eksikler nedir, bilmiyorduk. -A. Kutlu.
eskilik
Merada bir yıl ya da daha eskiden kalan otlanmamış ve çiğnenmemiş kuru ot bulunan yer.
eskilik
Kadının ahlaken düşük olması.
eskilik
Derilerin kireçten çıkarıldıktan sonra konulduğu yer.
eskilik
Yemeği yapılan bir çeşit ot.
eskilik İng. archaism
Eskiden kalma; yazı ve konuşma dilinde artık kullanılıştan düşmüş olan, dilin daha eski veya tarihî devirlerine ait kelime, deyim ve şekiller: adaklı «sözlü», ağu «ağı, zehir»; demirî «demir rengi», patlıcanî «patlıcan rengi», portakalî «portalak rengi», gendüzi «kendisi», gözgü «ayna», ıldız «yıldız», ogrı «hırsız», urmak «vurmak», sayrı «hasta», akıl kulağına okumak «aklına getirmek, hatırına düşürmek» vb. Ayrıca bk. eski kelime.
eskilik, 7 karakter ile yazılır. Ayrıca,
e harfi ile başlar, k harfi ile biter. Tüm karakter dağılımı ise,
'e', 's', 'k', 'i', 'l', 'i', 'k', şeklindedir.
eskilik kelimesinin tersten yazılışı kilikse diziliminde gösterilir.