han

han

(I) a. tar. 1. Osmanlı padişahlarının adlarının sonuna getirilen unvan. 2. Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan: Kırım hanları. Altın Ordu hanları.


han Far. ´n

(II) a. esk. 1. Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı: “Bir handa, yorgun argın tatlı bir uykudaydık.” -F. N. Çamlıbel. 2. Büyükşehirlerde serbest mesleklerde çalışanların oda veya daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı: “Ömer Abit hanında bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu.” -E. E. Talu.


han

Ekin biçilirken tarlanın bölündüğü küçük parçalar.


han

Kısa zaman, an.


han

1. Dükkân. 2. At, eşek gibi hayvanların yattığı yer.

< Far. hân) han


han

< Far. hân: han; şark tipi otel; bir bahçe etrafını çeviren dükkanlardan meydana gelmiş çarşı. || han evleri: malikâne


han

Dükkan


han

Konak, han


han Alm. Herberge, Wirthaus

(Mimarlık) Eskiden kent ve kasabalarda ya da önemli kavşak noktalarında, yolcuların hayvanları ile birlikte konakladıkları, içinde ahırları, yatacak odaları bulunan yapı. Ay. bk. kervansaray.


han

1-Türk hükümdarlarına özgü bir san: Sultan Selim Han gibi. 2-Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan san. 3-Konaklama yeri.


Han

öz. a. Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri.


Han Köken: T.

Cinsiyet: Erkek 1. Eski Türklerde kağana bağlı veya kendi başına buyruk, ikinci derecede bir devlet başkanı. 2. Osmanlı Padişahlarının adlarının sonuna getirilen san.


Han

Muş ili, Bulanık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.


Han

Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.


han için benzer kelimeler


han, 3 karakter ile yazılır. Ayrıca, h harfi ile başlar, n harfi ile biter. Tüm karakter dağılımı ise, 'h', 'a', 'n', şeklindedir.
han kelimesinin tersten yazılışı nah diziliminde gösterilir.