erek

erek, -ği

a. Gerçekleştirmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, maksat, hedef: “Onun metodunu uygulamakla araştırıcının varamayacağı erek yoktur.” -A. Erhat.


erek Fr. Moyen
erek

1. Otlakta hayvanların toplandığı yer, dinlenme yeri. 2. Ağıl. 3. Koşu.


erek

Pazartesi günü.


erek

Duvar örülürken iki sıra taş arasına konan çakıl ve çamur.


erek

Otlakta hayvan sürüsünün dinlendiği yer.


erek İng. aim

1. Bir iş yapılırken, bir eyleme geçilirken varılmak istenilen son. 2. Eğitim etkinliklerine yön veren, öğrencilere kazandırılması istenilen davranımların oluşumunda hep göz önünde tutulan ve önceden düşünülen sonuç.


erek İng. end , purpose

Gerçekleştirmek üzere tasarladığımız ve erişmek istediğimiz şey.


erek İng. vertex, pi. vertexes, vertices

Bir yıldız akımının yöneldiği doğrultunun gökküresini deldiği nokta.


erek

gaye.


erek İng. goal

Herhangi bir canlının erişmek ya da elde etmek için çaba gösterdiği bir nesne ya da nokta. (Hayvan deneylerinde dolambacın sonundaki yem kabı, insandaysa yıllarca süren öğrenim sonunda kazandığı diploma birer erektir.)


erek İng. target

TV. 1. Alıcı ışıtacının, üzerinde elektronik görüntü oluşan bölümü. 2. Almaçlarda görüntülüğün iç çeperi.


erek İng. objective

Bir edim, işlem ya da sürecin kısa ya da uzun dönemde varmak istediği son aşama, ulaşmayı amaçladığı ürün ya da sonuç


Erek Köken: T.

Cinsiyet: Erkek Gerçekleştirilmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, hedef.


Erek

Van ili, Başkale ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.


erek için benzer kelimeler


erek, 4 karakter ile yazılır. Ayrıca, e harfi ile başlar, k harfi ile biter. Tüm karakter dağılımı ise, 'e', 'r', 'e', 'k', şeklindedir.
erek kelimesinin tersten yazılışı kere diziliminde gösterilir.