pus

pus

(I) a. 1. Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis: “Ortalığa ilk pus düşer düşmez dönüş saatini sezmiş gibi köy yönüne geçti ve bekledi.” -A. Sayar. 2. Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk veya sakıza benzeyen madde. 3. Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek veya kurt yuvası. 4. Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. 5. Bazen meme başında oluşan kabuk.


pus Fr. pouce

(II) a. mat. İnç.


pus Fr. Nubécule
pus Fr. Brouillard
pus

1. Bulanık : Gözün pus mu görüyor? 2. Göze inen ak, perde.


pus

Tasa, kaygı.


pus

1. Dalların üstündeki donmuş kar. 2. bk. pusañ.


pus

Sis.


pus

Islaklık, nem.


pus

< ET sis:sis ; katarakt. || gözüne pus yenmek: katarakt olmak (?)


pus İng. mist

Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür sis. bk. sis, bulut.


pus İng. inch

İnç.


pus

Sis, duman.


pus

bk. ağaç püsü


pus için benzer kelimeler


pus, 3 karakter ile yazılır. Ayrıca, p harfi ile başlar, s harfi ile biter. Tüm karakter dağılımı ise, 'p', 'u', 's', şeklindedir.
pus kelimesinin tersten yazılışı sup diziliminde gösterilir.